KIŞ DAHA GELMEDEN ARÇELİK İŞÇİLERİNİN ÜSTÜNE ÇIĞ DÜŞTÜ...

KIŞ DAHA GELMEDEN ARÇELİK İŞÇİLERİNİN ÜSTÜNE ÇIĞ DÜŞTÜ...
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Bolu’da kış kendini hissettirmeye başladı.

Dağlara soğuk çökecek, kombiler çalışacak, elektrik faturaları gelecek. Ancak bütün bunları düşünürken bir yandan da işini kaybetme endişesi yaşayan insanlar var: Bolu Arçelik fabrikasının işçileri…

Fabrikanın üretim kapasitesini yüzde 30 azaltacağı ve işçi çıkarmaya başladığı yönündeki iddialar kaygıları artırıyor. Geçen hafta yapılan işten çıkarmaların önümüzdeki günlerde de devam edeceği kulaktan kulağa yayılıyor. İddialar birbiri ardına gerçekleşirken sürecin ne kadar devam edeceğinin , kaç kişiyi doğrudan etkileyeceğinin  şirket tarafından açıklığa kavuşturulması gerekiyor.

Ama rakamları bir kenara bırakıp insanlara bakalım.

İnsan, bir istatistik değildir. İnsan; ev, aile, çocuk ve gelecek demektir.

Kira, faturalar, okul masrafları, mutfak giderleri… Bütün bunların ortasında şimdi bir de işini kaybetme ihtimali var. Ve herkesin aklında aynı soru: “Yarın ne olacak?”

Yıllarca sabahın erken saatlerinde kalkmış, vardiyaya yetişmiş, alın teri dökerek üretmişsin. Şimdi önünde kış var. Çocuğun mont istiyor, hayat her geçen gün pahalılaşıyor. Bir de işini kaybetme korkusu…

İnsanı en çok yoran, bazen yaşadığı sıkıntıdan çok yarının ne getireceğini bilememektir.

Peki, siyasiler nerede?

İşçinin geçim derdi büyürken bu mesele neden daha fazla gündeme gelmiyor? Şehrin yöneticileri, siyasileri ve ilgili kurumları bu kaygıları gidermek için ne yapıyor?

Elbette fabrikaların ekonomik gerekçeleri ve üretim planları olabilir. Ancak bunlar konuşulurken çalışanların geleceği de göz ardı edilmemeli.

Şehir yöneticilerinin ve siyasilerin görevi yalnızca açıklama yapmak değil; işçiyi dinlemek, sendikayla görüşmek ve şirketten açık, şeffaf bilgi istemektir.

Kaç kişinin iş sözleşmesi sona erdi? Üretimde ne kadarlık bir düşüş öngörülüyor? Önümüzdeki dönemde yeni iş kayıpları yaşanabilir mi?

Bu soruların cevabı verilmeli, belirsizlik giderilmelidir. Çünkü bu belirsizliğin yükünü en çok işçiler ve aileleri taşıyor.

Bolu’nun işçisi ayrıcalık istemiyor. Çalışmak, üretmek ve emeğiyle ailesini geçindirmek istiyor. Akşam evine döndüğünde yarınını düşünerek kaygılanmadan yaşayabilmek istiyor.

Üstelik mesele yalnızca fabrika kapısında bitmiyor. İşçinin gelirindeki azalma, esnafın işini de etkiliyor. Bir fabrikadaki istihdam kaybı, bütün şehrin ekonomisine yansıyabiliyor.

Şimdi önümüz kış…

Bolu’nun işçisi yıllarca çalıştı, üretti, bu şehrin ekonomisine katkı sundu. Bugün beklentisi çok büyük değil; sesinin duyulması, kaygılarının giderilmesi ve geleceğiyle ilgili belirsizliğin ortadan kaldırılması.

Şimdi başta şehrin siyasileri olmak üzere, ilgili herkese sorumluluk düşüyor. İşçiyi dinlemek, şirketle görüşmek ve çözüm için somut adımlar atmak gerekiyor.

Çünkü mesele yalnızca bir fabrikanın üretimi değil, bu şehirde ekmeğini emeğiyle kazanan insanların geleceğidir.

Önümüz kış… Gelin, bu insanların kaygılarını görmezden gelmeyelim. Henüz vakit varken konuşalım, dinleyelim ve çözüm için hep birlikte sorumluluk alalım.

Yorum yazın
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Adem Evcil yazıları