Bolu'ya bir vizyon şart

Bolu'ya bir vizyon şart
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Bir zamanlar Bolu’nun ilçesi olan Düzce, bugün birçok alanda Bolu’nun önüne geçmiş durumda.

Bu değişimi sadece parayla, yatırımla ya da yeni binalarla açıklamak mümkün değil.

Mesele para değil. Bina değil. Tabela hiç değil.
Mesele vizyon.

Düzce bugün turizmden sanayiye, şehircilikten tarihi dokunun korunmasına kadar birçok alanda adım atıyor. Bolu ise ne yazık ki sahip olduğu değerlerin büyüklüğü kadar büyük hedefler ortaya koyamıyor.

Son yıllarda enerjimizi siyasi çekişmelere, makam mücadelelerine ve günlük tartışmalara harcadık.

Oysa şehirler kavga ederek değil, ortak hedef belirleyerek büyür.

Bolu’nun bugün en büyük problemi belki de tam olarak bu: Ortak bir şehir vizyonunun olmayışı.

Düzce yapıyor, Bolu seyrediyor

Düzce, Konuralp Antik Kenti’ni ayağa kaldırıyor, tarihini turizme kazandırıyor.

Bolu’da ise şehrin göbeğindeki stadyumun çevresi telle çevriliyor, birkaç ışık dikiliyor ve içerisi kaderine terk ediliyor.

Hemen yanı başında tarihi bir mahzen bulunuyor.

Bir binanın garaj kapısının arkasında...

Tarihe garaj kapısından giriyoruz.

İşte mesele tam da bu.

Düzce, Korugöl’ü turizme kazandırmak için yol yapıyor, tesis geliştiriyor.

Bolu’nun ise Gölcük’ü var.

Kartpostallara, takvimlere, turizm kataloglarına girecek kadar güzel Gölcük...

Ama biz hâlâ bu değeri gerektiği gibi değerlendiremiyoruz.

Düzce şelalelerine tesisler kazandırıyor.

Biz ise Abant’taki HGS krizini çözmekle uğraşıyoruz.

Onlar destinasyon inşa ediyor, biz turnikede bekliyoruz.

Bolu’nun eksiği kaynak değil

Yedigöller, Abant, Gölcük, Kartalkaya, Bolu Dağı...

Köroğlu, Mudurnu, Göynük...

Ormanlarımız, termal kaynaklarımız, tarihimiz ve doğamız...

Üstelik İstanbul ile Ankara arasında eşsiz bir konumdayız.

Dünyanın gıpta edeceği kadar büyük bir potansiyele sahibiz.

Ama potansiyel, tek başına değer üretmiyor.

Onu değerlendirecek vizyon, planlama ve yönetim gerekiyor.

Sanayide de benzer bir tablo var.

Düzce yeni organize sanayi bölgeleri açıyor, yatırım için alan oluşturuyor.

Bolu’da ise bazı firmalar kepenk indiriyor.

İsim vermeye gerek yok.

Herkes biliyor.

Yatırım, sermaye ve istihdam komşu şehre yönelirken biz hâlâ başarı hikâyeleri anlatıyoruz.

Tarihimiz de hastanemiz de bize emanet

Tarihi dokuda da durum farklı değil.

Düzce’de Cedidiye Camii çevresi yeniden düzenleniyor, tarihi dokuya uygun bir meydan oluşturuluyor.

Bolu’da ise Yıldırım Beyazıt Camii gibi önemli bir tarihi yapının kendisine yakışır bir şadırvanı bile yok.

Taşhan için yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz:

“Restorasyon yapılacak...”

Yapılan tek şey bakımsız dükkanlara 100'de 300 zam.

Oysa şehirlerin tarihi, sadece restorasyon sözleriyle korunmuyor.

Sağlıkta da benzer sorunları konuşuyoruz.

Tıp Fakültesi Hastanesi’nin fiziki şartları, hasta konforu, yoğunluğu, MR sıraları ve ameliyathane koşulları ortada.

Şehir yönetiminde asıl mesele de burada başlıyor.

Sorunları görmek yetmez. Çözmek gerekir.

Bolu daha iyisini hak ediyor

Bütün bunlar sadece bir belediyenin, bir partinin ya da bir kişinin meselesi değil.

Bu, Bolu’yu nasıl yöneteceğimiz meselesidir.

Bolu’nun eksiği değer değil.

Doğa var.

Tarih var.

Üniversite var.

Sanayi var.

Turizm var.

Konum var.

Eksik olan, bütün bu değerleri aynı hedef doğrultusunda buluşturacak anlayış.

Bu şehir artık günlük siyasi hesapların, makam mücadelelerinin ve bürokratik hantallığın kurbanı olmamalı.

İhtiyacımız yeni bir tabela değil.

Yeni bir bina değil.

Yeni bir protokol fotoğrafı hiç değil.

İhtiyacımız;

Liyakatli, cesaretli, adaletli ve ferasetli bir yönetim anlayışı.

Turizmi sloganlardan çıkarıp ekonomik değere dönüştüren...

Sanayiciyi küstürmeyen...

Yatırımcıyı bürokrasiye boğmayan...

Tarihi eserlerini koruyan...

Spor tesislerini yaşatan...

Üniversiteyi, hastaneyi, sanayiyi ve turizmi aynı masada buluşturan...

Kısacası şehrin tamamına aynı pencereden bakan bir vizyon.

Çünkü mesele Düzce’nin Bolu’yu geçmesi değil.

Mesele, Bolu’nun sahip olduğu potansiyelin çok gerisinde kalması.

Ve artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Bolu, hak ettiği yere ne zaman gelecek?

 

 

 

 

 

Yorum yazın
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Adem Evcil yazıları