BOLU BELEDİYE MECLİS ÜYELERİNE DUYURULUR.... BİR ÖNERİM VAR !

BOLU BELEDİYE MECLİS ÜYELERİNE DUYURULUR.... BİR ÖNERİM VAR !
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Türkiye’de bazı şehirler büyür. 

Bazıları genişler. 

Bazıları ise bekler.

Bolu son yıllarda bekleyen şehir.

Bekleyen ne? 

Yatırımı. Aklı. Uzlaşmayı.

Şehrin en gözde yerlerine bakıyorsun.

Kızılay Hamamı Orada duruyor.

Katırcılar Hanı Orada duruyor.

Kaplıca tesisleri… Stadion alanı… Millet Bahçesi

Duruyor.

Ama “durmak” ile “yaşamak” aynı şey değil.

Bunlar şehrin kalbinde. Ama kalp atmıyor.

Neden?

Mülkiyet başka yerde.

Belediye başka partide.

İktidar başka partide.

Yani mesele imar değil.

Mesele beton değil. 

Mesele siyaset.

Şehir, parti rozetine takılmış durumda.

Soruyu basit soralım: Bolu’nun silüeti mi kazanacak? 

Yoksa parti tabelaları mı?

Bir şehir düşün. 

En kıymetli arsaları atıl. 

En merkezi noktaları sessiz. 

Turist geliyor, bakıyor, geçiyor. 

Genç bakıyor, umut görmüyor. 

Esnaf bakıyor, hareket yok.

Ama Ankara-İstanbul yolu akıyor. Arabalar geçiyor. Bolu seyrediyor.

Şimdi bir öneri

Bolu Belediye Meclisi bir karar alsın. Kamu yararı esaslı bir şirket kurulsun. Adı da süslü olmak zorunda değil. “Bolu Ortak Akıl A.Ş.” deyin mesela.

Mecliste grubu olan her parti bir temsilci versin. 

Bir masa etrafında otursunlar. Birbirlerine nutuk değil, fizibilite sunsunlar. 

Slogan değil, proje koysunlar.

Kaybedecekleri ne?

Ego mu? Manşet mi? Tweet mi?

Kazanç ne?

Yaşayan bir Kızılay Hamamı. 

Nefes alan bir Katırcılar Hanı.

Gerçekten çalışan kaplıca tesisleri. 

Tarihin, turizmin,kültürün ve ticaretin buluştuğu bir stadion alanı. 

Gerçek bir şehir parkı olan Millet Bahçesi.

Siyaset üstü değil. Siyaset akıllı.

Türkiye yıllardır aynı tartışmayı yapıyor. 

“Bizden mi, onlardan mı?”

Ya bir kere de “Bizim mi?” desek ne olur?

Çünkü şehirler parti değiştirmez.

Şehirler hafıza tutar.

Bugün atıl bıraktığın bina, yarın sana oy olarak dönmez. Ama kayıp olarak döner. 

Güven kaybı. 

Umut kaybı. 

Değer kaybı.

Sert gerçek şu: Atıl bırakılan her metrekare, şehrin özgüveninden eksiliyor.

Bolu küçük bir şehir olabilir.

Ama mesele küçük değil.

Ortak akıl masası kurulursa ne olur biliyor musun?

Kavga azalır.

Sorumluluk bölüşülür. 

Kimse “engel oldular” diyemez. 

Kimse “yaptırmadılar” diyemez.

Çünkü herkes imzanın altında olur.

Siyaset cesaret ister. Ama asıl cesaret, birlikte geleceğe imza atabilmektir.

Şimdi soru şu:

Atıl, rezil, zelil bir silüet mi? 

Yoksa ortak aklın Bolu’su mu?

Bu şehir geçiş noktası olabilir. 

Ama kaderi geçici olmak zorunda değil.

Bolu karar vermek zorunda. Partiler de.

Çünkü bazı şehirler büyüyerek değil, uzlaşarak kalkınır.

Gelin bu küçük şehrin büyük uzlaşısı Türkiye'ye örnek olsun.

Karar sizin! 

Yorumlar

1 yorum yapılmış

  • Nurettin güler (12 saat önce)
    Sayın Adem abi ben bir CHP belediye meclis üyesi olarak yazdıklarının hepsini dile getirmiş biri olarak 2 yıldır belediye meclisin de her fırsatta dile getiriyorum bu konulari ama Bolulu siyasilerden ve bolu valimiz den akp il baskanligin dan bir adım dahi atılmıyor. Bir Bolulu olarak buralara tek başıma mücadele etmekle bir şey yapamamak vicdanımı sızlatıyor. söz verilip bütçe dahi ayrılmayan alt geçitler var yazınız için teşekkür ederim çok güzel dile getirmişsiniz. Saygılarımla la
    0
    0
    Yanıtla
Yorum yazın
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Adem Evcil yazıları