Hamamı kapalı, parkı yetim, geleceği rehin bir şehir: Bolu
- Telegram
Bolu’da tuhaf bir müze var.
Kapısında tabela yok.
İçeride eser yok.
Ama milli servet dolu.
Adı: Atıl Bırakılanlar Müzesi.
Küratörü: Siyasi hırs.
Bekçisi: “Aman o yapmasın” zihniyeti.
Hadi gelin birlikte gezelim.
İl Özel İdaresi’ne bağlı kaplıca tesisleri…
Şifa dağıtması gereken yerler yıllardır romatizma oldu.
İhale yapılıyor, kimse girmiyor.
Neden?
Çünkü yatırımcı da biliyor: Burada su sıcak ama iklim soğuk.
Siyasi iklim.
Kızılay’a bağlı Kızılay Hamamı…
Adı Kızılay, kendisi kara delik.
Yıllardır atıl.
İhalesi var, talibi yok.
Çünkü burası hamam değil, irade testi.
Giren terler, çıkan pişman olur.
Millet Parkı…
Adı millet, hali yetim.
Üniversiteye devredildi, sonra zamana.
Otlar akademik kariyer yapıyor, çimler doçentliğe hazırlanıyor.
Bir park düşünün; millet bir girdiğine pişman, bir girmediğine.
Gölköy’ün altında, Tarım İl Müdürlüğü’ne devredilen devasa balık yetiştirme tesisi…
Altı dolu, üstü boş.
Yarı atıl.
Balık var, ürün az.
Tesis verimli ama yönetim kurak.
AK Parti İl Binası’nın karşısındaki stadyum alanı…
Işık var, seyir yok.
Tribünü var, manzarası yok.
Siyasetin fair-play’e en uzak olduğu yer.
Gelelim Atatürk Bulvarı’na…
Kızılay Hamamı, belediye ve İl Özel İdaresi arsaları yan yana.
Şehrin en gözde, en kıymetli alanları.
Üç kamu kurumu, tek ortak karar: Hiçbir şey yapmamak.
Yetmedi.
Gölyüzü Mahallesi’ne inerken sağda,
tarihin tam göbeğinde duran Katırcılar Hanı…
Bir zamanlar ticaretin kalbi.
Bugün sessizliğin deposu.
Turizm diyoruz, kültür diyoruz, tarih diyoruz; ama han kapalı, umut açıkta.
Bolu’nun geçmişi kilitli, geleceği anahtar bekliyor.
Neden?
Çünkü korku büyük.
Aman Bolu Belediyesi yapmasın.
Verin yapsın,yapamazsa takdir millete kalsın.
Yaparsa Bolu eser kazansın.
Millet sizi yaptıran olarak ansın.
Varsın çürüsün.
Varsın ot bitsin.
Varsın şehir kaybetsin.
Yeter ki “o” kazanmasın.
Böyle bir zihniyet olur mu?
Hizmetin partisi olur mu?
Kaldırımın ideolojisi, parkın mezhebi, hamamın dünya görüşü mü olur?
Milli servet, siyasi rövanşın oyuncağı mıdır?
Bolu’da kaybeden kim biliyor musunuz?
Ne belediye.
Ne iktidar.
Ne muhalefet.
Kaybeden Bolu.
Kaybeden vatandaş.
Kaybeden gelecek.
Bu şehir, “aman yapmasınlar” cümlesiyle değil, “nasıl daha iyi yaparız” aklıyla yönetilmeyi hak ediyor.
Çünkü atıl kalan her taş,
sadece bir bina değil;
bir fırsattır,
bir umuttur,
bir gelecektir.
Ve Bolu’nun geleceği, siyasi hesaplara kurban edilemeyecek kadar değerlidir.
