YOLUN AÇIK OLSUN ASLI ABLA
- Telegram
Bazı insanları anlatmak için özgeçmişlerine bakmaya gerek yoktur.
Onları biraz tanımak; ailelerine nasıl bağlandıklarına, insanlarla nasıl ilişkiler kurduklarına şahit olmak yeterlidir.
Özcan ailesi, işte benim böyle güzelliklerine şahit olduğum değerli insanlardan oluşuyor.
Özellikle Aslı ablamı düşündüğümde, aklıma ilk olarak hukukçu kimliği değil, insana değer veren o sıcak tarafı gelir.
Sevgi dolu, renkli, kalabalık ve birbirine sıkı sıkıya bağlı bir aile... İnsan karakterinin en çok da böyle bir ortamda şekillendiğine inanırım.
Paylaşmayı, dayanışmayı ve birbirinin derdine ortak olmayı bilen bir aileden gelen insanların hayata bakışında bunun izlerini açıkça görürsünüz.
Onu tanıyanlar iyi bilir; ailesinin hayatında çok özel bir yeri vardır. Sevdikleriyle kurduğu güçlü bağlar, insanlara yaklaşımındaki içtenlik ve hayatın küçük güzelliklerini önemsemesi, onu yalnızca iyi bir hukukçu değil, aynı zamanda çok iyi bir insan yapar.
Bir de onun Atatürk sevgisi vardır ki; bu, birkaç özel günde hatırlanan ya da süslü cümlelerle ifade edilen sıradan bir bağlılık değildir.
Cumhuriyet’in değerlerine, Atatürk’ün kadınlara açtığı yola, akla, bilime ve özgür düşünceye duyulan derin bir inançtır. Kadın haklarına gösterdiği hassasiyetin temelinde de bu anlayış yatar.
Cumhuriyet’in kadına verdiği değeri gerçekten kavrayan biri için kadınların hayatın her alanında eşit, özgür ve güçlü biçimde yer alması bir tercih değil, olması gereken bir gerçektir.
Kadına bakışında bunu açıkça hissedersiniz; kadını yalnızca korunması gereken bir birey olarak değil, hayatın her alanında söz sahibi olması gereken güçlü bir özne olarak görür.
Hukukçu kimliği de bu anlayışı daha derin bir anlamla taşımasına imkân tanıyor.
Çünkü hukuk, doğrudan insan hayatına dokunan bir meslektir. Her dosyanın ardında bir insan, her davanın arkasında bir ailenin hikâyesi, her haksızlığın içinde ise bazen yıllarca susmuş birinin sesi vardır.
İyi hukukçu kanunu bilen kişidir; gerçek bir hukuk insanı ise kanunun arkasındaki insanı görebilendir.
İşte Aslı ablanın en belirgin özelliklerinden biri, bu güçlü adalet duygusudur. Adil olmak onun için yalnızca mesleki bir kavram değil, bir yaşam biçimidir.
Bu nedenle Bolu Barosu Başkanlığına aday olması, bana yalnızca bir seçim yarışını değil; bir kadının, bir Cumhuriyet hukukçusunun “Ben de bu sorumluluğu taşıyabilirim” diyerek öne çıkmasını simgeliyor.
Kadının dokunduğu her yerin havası değişir. Bir kadın eve girdiğinde evin dili, iş yerine girdiğinde ayrıntılar değişir. Bir masaya oturduğunda konuşulan meselelerin arasına başka hayat hikâyeleri girer.
Bir yönetim makamına geldiğinde ise yalnızca kendisini değil, kendisinden sonra gelecek kadınları da temsil eder.
Kadının girdiği yere güzellik gelir. Bu güzellik yalnızca zarafet değildir; bazen cesaret, bazen merhamet, bazen de güçlü bir itirazdır.
Bazen “Bu haksızlık karşısında susamam” diyebilmek, bazen de hiç kimse alkışlamasa bile doğru bildiğinin arkasında durabilmektir.
Benim gözümde onu değerli kılan da tam olarak bu bütünlüktür:
Ailesine duyduğu sevgi, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığı, kadın haklarındaki hassasiyeti ve mesleğinin gerektirdiği adalet duygusu...
Bütün bunlar birleşince ortaya yalnızca bir avukat değil, insana dokunan gerçek bir hukuk insanı çıkıyor.
Şimdi Bolu Barosu’nda yeni bir dönem konuşulurken, söylenecek sözün yalnızca bir adayın kim olduğuyla sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü bazen bir adaylık, bir makam talebinden çok daha fazlasıdır; bir insanın yıllar içinde biriktirdiği değerlerin, emeğin ve sorumluluk duygusunun doğal bir sonucudur.
Ben, bu adaylığın arkasında işte böyle güçlü bir birikim görüyorum.
Dileğim; Bolu Barosu’nun yeni döneminde adalet duygusunun, mesleki dayanışmanın, kadınların güçlü temsilinin ve Cumhuriyet’in temel değerlerinin daha da pekişmesidir. Biliyorum ki bir kadın sorumluluk almak için öne çıktığında, sadece bugün için değil, yarınlar için de bir kapı aralar.
Aslı Çelikağ Özcan ablamın bu yolda attığı adımın; kendisi, meslektaşları ve Bolu Barosu için hayırlı olmasını diliyorum.
Yolu açık, emeği değerli, mücadelesi güzel olsun.
