İnsan kendi kalbiyle yüzleşince, hiçbir şey küçük kalmıyor
- Telegram
İnsan tuhaf bir canlı.
Telefonun şarjı yüzde 20’ye düşünce priz arıyor.
Arabanın motorundan en ufak ses gelse ustaya koşuyor.
Kombi arıza verince aynı gün servis çağırıyor.
Ama kalbi aylarca, yıllarca “bir dur” diye sinyal gönderirken, “Yoğunuz” deyip geçiyor.
*
Dostlar,
geçtiğimiz hafta küçük bir kalp rahatsızlığı yaşadım.
Küçük diyorum ama insan kendi kalbiyle yüzleşince, hiçbir şey küçük kalmıyor.
Dört gün boyunca hastane odasında kaldım. Serumlar, ilaçlar, kan tahlilleri, monitörlerden yükselen o tekdüze ses…
İlk kez bu kadar uzun süre kendimi dinleme fırsatım oldu. Belki de yıllardır ilk defa gerçekten sustum.
O sessizlikte anladım ki, insan en çok kendi hayatının gürültüsünde kayboluyormuş.
**
Yıllardır,
Daha çok çalış.
Daha çok kazan.
Daha çok büyü.
Daha çok mücadele et.
Dediler.
Kimse dönüp de “Biraz yaşa.” demedi.
Kimse “Sevdiklerine zaman ayır.” demedi.
Kimse “Kalbini yorma.” demedi.
Çünkü yaşadığımız çağ, insanın ne kadar mutlu olduğuyla değil, ne kadar meşgul olduğuyla ilgileniyor.
*
Ben bu süreçte sadece bir sağlık sorunu yaşamadım.
Hayata bakışımı da sorguladım.
Kırıldığım insanları düşündüm.
Boş yere üzüldüğüm günleri düşündüm.
Gece uykumu kaçıran meseleleri düşündüm.
Ve fark ettim ki…
Bunların büyük bir kısmı bugün hiçbir anlam taşımıyor.
Her kırgınlığı sırtımızda taşıyoruz.
Her haksızlığı zihnimizde büyütüyoruz.
Her yarını bugünden yaşamaya çalışıyoruz.
Sonra da bugünü kaçırıyoruz.
Oysa hayat, ertelediğimiz yarınlarda değil; tam şu anda yaşanıyor.
*
Artık vites küçültme vakti.
Daha az öfkelenmenin…
Daha az yetişmeye çalışmanın…
Daha çok gülmenin…
Daha çok dinlenmenin…
Daha çok “iyi ki” biriktirmenin zamanı.
Daha sakin, daha stabil, daha "bana ne"ci bir hayatın tam zamanı.
Çünkü hayat gerçekten bir kez yaşanıyor.
Hiçbir başarı, kaybettiğin sağlığı geri getirmiyor.
Hiçbir para, huzurun yerini doldurmuyor.
Hiçbir makam, sevdiklerinin gözlerindeki endişeyi silemiyor.
*
Ee artık teşekkür faslına hızlı bir geçiş yapabilirim!
Yaşadığım süreçte desteğini esirgemeyen, elimi hiç bırakmayan sevgili eşim İmren’e;
Her anımda yanımda olan kardeşim, hemşirem Ecem’e;
ilk müdahaleyi büyük bir özveriyle yapan Abak Diş Kliniği’ndeki tüm hekim ve çalışanlara;
Beni yalnız bırakmayan tüm dostlarıma,
tedavi sürecimde ilgi ve güler yüzleriyle yanımda olan Köroğlu Devlet Hastanesi’ndeki tüm doktor, hemşire ve çalışan personele yürekten teşekkür ederim.
