TBMM Genel Kurulu'nda Bolu Belediyesi'ne yönelik yaptığı eleştirilerin ardından Belediye Başkan Vekili M. Tuna Özcan'ın yazılı açıklamasıyla hedef alınan Bolu Milletvekili İsmail Akgül, sessizliğini bozdu.
Akgül, Caner Güngör'e yaptığı özel açıklamalarda, TBMM’de Bolu Belediyesi’ne yönelik dile getirdiği eleştirilerin ardından Belediye Başkan Vekili M. Tuna Özcan tarafından yapılan yazılı açıklamaya cevap verdi. Akgül; su fiyatlarından altyapıya, katı atık tesisinden belediye çalışanlarının alacaklarına kadar yöneltilen eleştirilerin vatandaşlardan kendilerine ulaşan sorunlar olduğunu belirterek, “Bize ‘sırtında yumurta küfesi olmadan konuşmak kolay’ diyorlar. Peki soruyorum; yıllardır taşıdığınızı söylediğiniz o küfede sağlam yumurta kaldı mı?” dedi.
"Bizim gündemde kalmak gibi bir kaygımız yok"
Soru: Bolu Belediyesi açıklamasında sizin "sırf gündemde kalmak adına, gerçekle bağdaşmayan iddialarda bulunduğunuzu" söylüyor. Buna cevabınız nedir?
İsmail Akgül:
Bizim gündemde kalmak gibi bir kaygımız yok. Biz zaten Bolu'nun meselelerini Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gündeme getirmek için oradayız. Esnafın, işçinin, vatandaşın bize ilettiği sıkıntıyı dile getirmek bizim görevimizdir.
Belediyenin görevi de milletvekiline "eline tutuşturulan metin" gibi ifadelerle cevap yetiştirmek değil, vatandaşın dile getirdiği sorunlara cevap vermektir.
Öncelikle şunu açıkça ifade edeyim; bizim elimize metin tutuşturacak bir merci yoktur. Biz o metinleri Bolulu hemşerilerimizin bize ilettiği taleplerden, esnafımızın şikâyetlerinden, işçimizin derdinden ve sahada bizzat gördüğümüz meselelerden hareketle hazırlıyoruz.
Bizim önümüze konulan tek gündem Bolu'nun gündemidir. Elimize tutuşturulan bir şey varsa o da hemşerilerimizin bize ulaştırdığı dosyalar, talepler ve çözüm bekleyen sorunlardır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Bolu'yu temsil ediyoruz. Dolayısıyla vatandaşımız "Benim böyle bir derdim var, bunu Meclis'te dile getirin" dediğinde bunu söylemek bizim için bir tercih değil, milletvekilliği görevinin gereğidir.
"Yedi yıldır taşıdığınız küfede sağlam yumurta kaldı mı?"
Soru: Açıklamada dikkati çeken ifadelerden biri de "Sırtında yumurta küfesi olmadan konuşmak kolaydır" sözleri oldu. Ne söylersiniz?
İsmail Akgül:
Madem yumurta küfesinden bahsettiler, biz de kendilerine soralım:
Yedi yıldır sırtınızda taşıdığınızı söylediğiniz o küfede sağlam yumurta kaldı mı?
Bir tarafta aylardır musluğundan akan suyun renginden şikâyet eden vatandaş, diğer tarafta kokudan camını açamayan mahalleler, alacağını bekleyen esnaf, tediyesini bekleyen belediye çalışanı…
Bunları söylemek "küfesiz konuşmak" değildir. Bunlar o küfenin içerisindekileri göstermektir.
Ayrıca belediyecilik kimseye lütuf değildir. Seçimle göreve talip olduysanız o küfeyi de kendi iradenizle sırtınıza aldınız.
Millete hizmet etmenin sorumluluğunu bir üstünlük vesilesi gibi sunamazsınız.
"Vatandaşın cebinden çıkan parayı konuşuyoruz"
Soru: Belediye, "Bolu Türkiye'nin en ucuz suyunu kullanan illerden biridir" diyor. Siz ise su fiyatlarını eleştirmiştiniz.
İsmail Akgül:
Biz vatandaşın ödediği faturayı konuşuyoruz.
Belediye "Türkiye'nin en ucuzlarından biriyiz" diyorsa bunun karşılaştırmasını da kamuoyuyla açıkça paylaşsın.
Hangi iller karşılaştırılmış, kaç metreküp tüketim esas alınmış, atık su bedeli ve diğer kalemler hesaba katılmış mı?
Rakamları ortaya koysunlar, biz de görelim.
Fakat asıl mesele şudur:
Vatandaşın cebinden çıkan para fazlaysa, vatandaşa "başka yerde daha pahalı" demek onun faturasını ucuzlatmıyor.
Biz aynı zamanda şunu sorduk:
Bolu'ya yeni içme suyu kaynakları kazandırılması ve mevcut kaynakların geliştirilmesi konusunda bugüne kadar ne yaptınız?
Buna ilişkin açıklamada somut bir cevap göremiyoruz.
"Biz Bolu'nun suyuna çamur atmıyoruz"
Soru: Belediye "Suyumuza çamur atıyorlar" diyerek sizin kirli su algısı oluşturduğunuzu savunuyor.
İsmail Akgül:
Biz Bolu'nun suyuna çamur atmıyoruz; vatandaşın musluğundan çamurlu su aktığı yönündeki şikâyetini dile getiriyoruz.
Eğer vatandaş musluğundan akan suyun rengini fotoğraflayıp video çekip şikâyet ediyorsa milletvekilinin görevi bunu görmezden gelmek değildir.
Belediye suyunun analizlerinin temiz çıkması elbette hepimizin arzusudur.
Biz Bolu'nun suyunun kötü olmasını değil, hemşerimizin musluğundan temiz ve güvenilir şekilde akmasını istiyoruz.
Vatandaşın yaşadığı problemi söylemek Bolu'ya zarar vermek değil, problemin çözülmesini istemektir.
"Geçmişi değil, bugünü konuşuyoruz"
Soru: Belediye eski CTP borularını çelik borularla değiştirdiğini ve yılların ihmalini ortadan kaldırdığını açıkladı.
İsmail Akgül:
Yapılan doğru bir yatırım varsa bundan ancak memnuniyet duyarız. Bolu'ya çakılan her çiviyi destekleriz.
Ancak yedi yıldır belediyeyi siz yönetiyorsanız, artık her sorunun arkasından "eski yönetim" demek de çözüm değildir.
Vatandaş bugün musluğuna bakıyor. Bizim meselemiz geçmiş yönetimlerin savunmasını yapmak değil, bugünkü sorunun ne zaman tamamen çözüleceğini sormaktır.
"Yüzde 50 hizmet olmaz"
Soru: Katı atık tesisi konusunda da belediye sizi "habersiz olmakla" suçladı. Mücâkimler Köyü'ndeki yeni tesisin yüzde 50'sinin tamamlandığını söylüyorlar.
İsmail Akgül:
Belediyenin açıklamalarına bakarsanız her şey yapılmış, bütün sorunlar çözülmüş gibi bir tablo var. Ama işin gerçeği öyle değil.
Bir projenin yüzde 50'sini yapmakla o hizmet tamamlanmış olmuyor.
Vatandaş yüzde 50 hizmet almıyor, sorunun yüzde 50'sini yaşamıyor.
Kaldı ki siz Bolu'yu yönetmeye dün başlamadınız. Yedi yıldır bu şehri yönetiyorsunuz.
Yedi yılın sonunda hâlâ "yüzde 50'sini tamamladık" diyorsanız, kalan yüzde 50 için de bir yedi yıl daha mı bekleyeceğiz?
Hangi konuyu sorsak benzer cevaplarla karşılaşıyoruz; bir projenin yüzde 30'u bitmiş, diğerinin yüzde 50'si tamamlanmış, bir başkasının çalışmaları devam ediyormuş.
Kardeşim, siz yeni seçilmiş bir belediye değilsiniz. Yedi yıldır Bolu'yu yönetiyorsunuz. Artık yapılanlardan çok, neden hâlâ tamamlanamadığını konuşmamız gerekiyor.
Üstelik bizim eleştirimiz çok açık: Bugün mevcut katı atık sahasından yayılan kötü koku nedeniyle vatandaşımız rahatsız.
Yeni tesisin yüzde 50'sinin tamamlanmış olması, bugün o kokuyu ortadan kaldırıyor mu?
Kaldırmıyor.
Dolayısıyla bize "yüzde 50'sini yaptık" demek yerine, "Bu tesis şu tarihte tamamen bitecek ve Bolu'nun bu sorunu şu tarihte sona erecek" deyin.
Biz de yapılan hizmetten memnuniyet duyalım.
"Maaşı değil, tediyeyi konuştuk"
Soru: Belediye çalışanlarının tediyeleri konusunda ise "7 yıldır emeğin karşılığı hiç gecikmedi, tediyeler günü geldiğinde ödenecektir" açıklaması yapıldı.
İsmail Akgül:
Açıklamadaki ifadeyi dikkatle okumak gerekiyor.
"Çalışanımız maaşını bir gün bile gecikmeli almamıştır" deniliyor; ardından "tediyeler de her zaman olduğu gibi gününde ödenecektir" deniliyor.
Biz zaten maaştan değil, tediyelerden bahsettik.
O halde meseleyi uzatmaya gerek yok.
Belediye çalışanlarının hak ettikleri tediyelerin ödeme tarihini ve ödenip ödenmediğini açıkça ortaya koysunlar.
Eğer bütün ödemeler zamanında yapılmışsa bunu belgelemek çok kolaydır.
İşçinin alın teri üzerinden polemik yapmak istemiyoruz.
Tek istediğimiz, belediye emekçisinin hakkının eksiksiz ve zamanında teslim edilmesidir.
"Esnaf bize derdini anlatıyorsa sus diyemeyiz"
Soru: Esnafların tehdit edildiği iddiasına ise belediye oldukça sert cevap verdi. "Varsa bunun yeri Meclis kürsüsü değil, adli makamlardır" denildi.
İsmail Akgül:
Biz oturup kendi kendimize böyle bir iddia üretmedik.
Bize ulaşan esnaflarımız var, bize anlatılan hadiseler ve şikâyetler var.
Biz de milletvekili olarak hemşerilerimizin bize ilettiği bu rahatsızlığı dile getirdik.
Kaldı ki konuşmamızda bunun bir iddia olduğunu özellikle ifade ettik.
"Adli makamlara gitsinler" demek kolay.
Belki esnafımız ticari ilişkilerinin zarar görmesinden çekiniyor, belki belediyeyle işi olduğu için isminin ortaya çıkmasını istemiyor, belki de yaşadığı baskının daha da artmasından endişe ediyor.
Bunları da anlamak gerekir.
Ayrıca şunu da peşinen söyleyelim:
Belki Sayın Özcan'ın bu hadiselerden gerçekten haberi yoktur.
Belki problem belediye yönetiminin altında görev yapan bazı isimlerin esnafla kurduğu ilişkidedir.
O zaman Sayın Özcan'a düşen, bize siyasi göndermeler yapmak değil, kendi teşkilatı içerisinde bu iddiaları ciddiyetle araştırmaktır.
Çağırsın ilgili birimleri, konuşsun esnafla, araştırsın; böyle bir davranışta bulunan varsa gereğini yapsın.
Yoksa da bunu somut biçimde ortaya koysun.
Biz kimseyi itham etmek için değil, bize ulaşan esnafın sesini duyurmak için konuştuk.
Esnaf bize derdini anlatıyorsa bizim görevimiz ona "sus, git başka yerde anlat" demek değil; sesini duyurmaktır.
"Kabadayılık hangi siyasi geleneğe aittir?" tartışmasına da girmeyeceğiz.
Biz siyasi gelenek tartışmıyoruz Sayın Özcan; Bolu esnafının bize anlattıklarını konuşuyoruz.
Siz de bize cevap yetiştirmek yerine, kendi ekibinizde böyle bir problem var mı yok mu onu araştırın.
"Mesele ne İsmail Akgül'dür ne de belediye yönetimidir"
Soru: Son olarak Bolu Belediyesi yönetimine ne söylemek istersiniz?
İsmail Akgül:
Biz Bolu Belediyesi'nin düşmanı değiliz.
Belediye başarılı olduğunda kazanan Bolu'dur.
Yanlış gördüğümüzde de susmayacağız.
Bize cevap vermek için harcanan enerjinin Bolu'nun problemlerini çözmeye harcanmasını isteriz.
Eleştirilerimize hakaretle, küçümsemeyle veya siyasi göndermelerle değil; rakamla, belgeyle ve hizmetle cevap verin.
Bizim söylediğimiz yanlışsa belgesini ortaya koyun, doğrusunu milletimiz görsün.
Ama vatandaşın yaşadığı problemi dile getirdiğimiz için bizi suçlamayın.
Çünkü mesele ne İsmail Akgül'dür ne de belediye yönetimidir.
Mesele Bolu'dur. Biz de Bolu'nun hakkını ve hemşerilerimizin derdini nerede gerekiyorsa orada söylemeye devam edeceğiz.
